20/04/2026
Sabancı Üniversitesi öğrencileri koordinasyonunu Prof. Dr. Zafer Yenal’ın yaptığı IF 201 “Science, Engineering and Politics of Food” dersi kapsamında, tarihe uzanan bir lezzet yolculuğuna çıktı. Maslak’taki Mutfak Sanatları Akademisi’nde düzenlenen uygulamalı etkinlikte Kolomb öncesi Osmanlı, Avrupa ve Asya mutfaklarından seçilen yemekleri şefler eşliğinde hazırlayan öğrenciler, 15. yüzyıl dünyasının gastronomi kültürünü deneyimleyerek öğrendi.

Mutfak Sanatları Akademisi’nde gerçekleştirilen etkinliğe Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı da katıldı. Sabancı, öğrenciler ve şeflerle birlikte mutfakta vakit geçirerek yemek hazırlama süreçlerine eşlik etti ve öğrencilerle sohbet etti.
Etkinlik boyunca IF 201 dersinin akademik kadrosunu oluşturan hocalardan Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Zafer Gedik de etkinlikte öğrencilerle bir araya gelerek yemek kültürü üzerine değerlendirmelerde bulundu. Üç ayrı öğrenci grubunun Osmanlı, Avrupa ve Asya mutfaklarına ait tarifleri uyguladığı etkinlik, hazırlanan yemeklerin birlikte tadılmasıyla sona erdi.

Teori ve Pratik Bir Arada
Etkinliğin eğitmenlerinden Eğitmen Şef Güner Durmaz, çalışmanın çıkış noktasının dersin içeriğini mutfakta deneyimlenebilir hale getirmek olduğunu belirterek, teorik bilginin pratikle desteklenmesinin öğrenme sürecini güçlendirdiğini vurguladı. Durmaz, özellikle geçmiş mutfak kültürlerinin anlaşılmasının bugünün gastronomi dünyasını yorumlamak açısından kritik olduğunu ifade etti.
Öğrencilerin etkinliğe yüksek ilgi gösterdiğini ve sürecin oldukça interaktif geçtiğini belirten Durmaz, katılımcıların yalnızca yemek pişirmekle kalmadığını, aynı zamanda yönelttikleri sorularla eğitmenlere de katkı sunduğunu dile getirdi.

Fermentasyondan Kültürel Hafızaya
Eğitmen Şef Alp Şehsuvar ise etkinlikte özellikle fermantasyonun mutfaktaki rolüne odaklandıklarını belirtti. Şehsuvar, sirke, kombucha ve benzeri ürünlerin tarihsel gelişimini aktararak öğrencilerin bu teknikleri gündelik hayatlarında da uygulayabileceklerini anlattıklarını ifade etti. Fermantasyonun sabır ve zaman yönetimi gerektiren bir süreç olduğuna dikkat çeken Şehsuvar, bu temel prensiplerin hem mutfakta hem de daha geniş anlamda üretim süreçlerinde belirleyici olduğunu vurguladı.

Akademi ile Uygulamanın Buluştuğu Nokta
Etkinlikte yer alan MSA Proje Sorumlusu Çağla Aydın, iş birliğinin önemine ilişkin şunları söyledi:
“Bu dönem Sabancı Üniversitesi’nin “Science, Engineering and Politics of Food” dersi kapsamında öğrencileri okulda ağırladık. Çünkü biz MSA’da gastronomiyi yalnızca bir mutfak pratiği olarak değil; bilim, kültür ve toplumla iç içe geçmiş çok katmanlı bir alan olarak görüyoruz. Bizim için en kritik noktalardan biri şu: Akademik ve teorik bilginin, uygulama ile gerçekten ayağının yere basması. Bugün burada yaptığımız iş birliği tam olarak bunu mümkün kılıyor. Sabancı Üniversitesi’nin güçlü akademik altyapısı ile MSA’nın uygulamaya dayalı eğitim yaklaşımı birleştiğinde, ortaya yalnızca bilgi değil; deneyim, içgörü ve gerçek üretim çıkıyor. Biz inanıyoruz ki mutfak, yalnızca öğrenilen değil; yaşanarak anlaşılan bir alan. Bu iş birliği bizim için çok değerli. Çünkü MSA olarak biz, iyi aşçılar yetiştirmenin ötesinde, düşünen, sorgulayan ve etki yaratan bireyler yetiştirmeyi önemsiyoruz. Sabancı Üniversitesi ile yaptığımız bu çalışma da tam olarak bu vizyonun bir yansıması.”
Üniversiteden Ötesine: K-12 ile Genişleyen Bir Model
Etkinlikte Prof. Dr. Zafer Yenal öğrencilerin hazırladığı menüler üzerinden Amerika’nın keşfinin modern gıda sistemlerinin oluşumundaki kurucu rolüne dikkat çekti. Domates, patates ve mısır gibi bugün Avrupa ve Osmanlı mutfaklarının vazgeçilmezleri haline gelmiş ürünlerin aslında 16. yüzyıl sonrası küresel dolaşımların sonucu olduğunu vurgulayan Yenal, benzer şekilde kahve ve şeker gibi ürünlerin de farklı coğrafyalar arasında hareket ederek yeni tüketim kültürleri yarattığını ifade etti. Yenal ayrıca, dersin yalnızca üniversite düzeyinde değil, farklı yaş gruplarına da uyarlanabilir bir model olarak geliştirildiğini belirterek, Sistem Düşüncesi Derneği, Darüşşafaka ve TEVİTÖL’den öğretmen ve uzmanlarla birlikte yürütülen ve haftalık toplantılarla ilerleyen içerik geliştirme ve proje çalışmalarının bu çabanın önemli bir parçası olduğunu dile getirdi.




